Ana içeriğe atla

Koca Ateş Bey-1


Âdem:   
          Ah oğullarım, kızlarım
          Sizler dünyanın efendileri
          Yolların üzerindeki tüm ayrık otlarının zehirlerinin tatlarına bakanlar
          Ne desem size bilmiyorum ki
          Evlatlarım Avuçlarınızın içinde
          Küçük  küçücük bir kuş pır pır etmekte
          Onun kanatları altında bir hazine,
          Hazinenin içinde küçük bir tohum
          Tohumun içinde ufuklarınızı aydınlatacak ışık saklı.
          Tüm lanetlere karşı
          Parlasın ışığınız.
          Sizin neşeli kızlarınız ve oğlanlarınız
          Tüm ağaçların altında dans edip dursun.
          Sesleri yankılasın göklerde ve hayat bulsun
          Tüm evren ve adamlar.
                                 
      
                    

    Koca Ateş Bey:
                         Koca kadın ölecekmiş,
                         Son dansını edip kayın ağaçlarının ardındaki tepeye gidecekmiş.
                         Güneşin ışıklarından önce sürükledi beni kara ormanın en kuytusuna.
                         Kara ormanın en karanlık yerine taşıdı davulumu.
                         Ancak böyle arınırmış
                         Ve sonra çıkarmış tepedeki sonsuz uykusunun parlak yatağına.
                         Ah koca kadın ah.
                         Ah benim Ay yüzlü perim biz ne zaman kocadık.
                         Anam sen doğduğunda derdi,
                         Gecenin içindeki bulutların arasından ayın parlak yüzü sıyrıldı.
                         Sen doğduğun gece oğul,
                         Işık yağmuru döküldü gökyüzünden aşağılara.
                         Seherinin ilk ışıklarıyla ısındı tüm kemiklerimiz.
                         Biz ısındık sen oğul güldün.
                         Sen yürüdün biz güldük.
                         Sen oğul adınla doğdun.
                         Işığın ve sıcağın aleviyle yangın bu oğul
                         Ateş oğulum oldu derdi.
                         Anamın Ateş oğlu,
                         Ay kızın Ateş kocası,
                         Kadınıyla birlikte çıkacak sonsuz uykusunun suskun tepelerine.
                         Koca kızının yangın yüreğiyle birlikte solacak alevimin alazı,
                         Işığımın kaynağı, adımın sıcağı.
                         Yedi başlı canavarları yerin yedi kat dibine gönderip,
                         Üstlerine yedi kat kaya yığan koca Ay kadının ardından
                         Bakacak göz kalır mı koca Ateş’in içinde.
                         Tüm yangınlar söndükten sonra adımın bir hikâyesi kalacak dillerde.
                         Göklere doğru doru atımın terkisinde
                         Ay tüm güzelliğiyle yol alacak.
                         Fırtınaların ardından dağılan bulutların kara gecelerinde
                         Gökyüzünde gezen ayın bir yüzünde Ateş Bey ile Aykızın sureti dolanacak.
                         Yüzlerini yukarı kaldırıp bakanlardan biri hatırlayacak bizim hikâyemizi.
                         Onlardan biri küçük bir ateş yakacak,
                         İçlerinden biri davuluna vuracak usul usul
                         Gecenin suskunluğunda yırtacak göklerin sakin sularını.
                         Biz gülerek bakacağız onların haylaz oyunlarına.

                         İnsanoğlu, uslanmaz oğul

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ay Sokak

Yılankavi dolanan dar sokağın başlangıçından itibaren tek katlı veya iki katlı karşılıklı evlerin sıralandığı pencerelerden sıcacık komşuluk ışıkları sızıyordu. Arnavut kaldırımının geniş aralıklı taşlarının arasına topuklu ayakkabılarının topuklarını kaptırmadan yürüyebilmek büyük marifet isterdi. Eski Rum evlerinden birinde oturuyorduk o zamanlar. Dünyanın en sıcak komşusu Sevgi Teyzenin evinde. Duvarları taştan yapılmış oldukça kalın pencere pervazları olan bir evdi. Bahçeye açılan pencerenin önüne oturup mızıka çalmak en büyük keyfimdi. O küçüçük bahçede sokağın bütün çocuklarına yetecek kadar meyvesi olan kocaman bir erik ağacı vardı. Birde benim mızıkayla muhteşem görünüşüne fon oluşturduğum küçük şimşir. Sevgi teyze dünyaya annelik yapmak için gönderilmiş bir kadındı sanki. Kendisinin iki çocuğu vardı. Kızı benim en yakın arkadaşlarımdan biriydi. Köyde yaşayan kız kardeşinin oğlunu da o okutuyordu. Onun öğretmen olmasında Sevgi teyzenin payı çok büyüktür. Birde karşı komşumu...

Koca Ay Kadın-Af

               Gözleri bir tek kendi yüzlerine dönmüş olan nesiller,                Ağır ağır yalnızlıklarının kucağında, solup gideceklerdi.                Tüm ağulu gözyaşlarının bedelini ödeyecek olanlar                En büyük savaşın mağlup çocukları,                Benlerindeki âdemle kavga edeceklerdi.                          Yaşamlarını ölümün soğuk ve soluk yüzünün eşliğinde sürdüreceklerdi.                Tüm lanetlerin meydanında yaşarken öleceklerdi.  ...