Ana içeriğe atla

Gece


Üstümüze her gün serilen karanlık örtünün seyirlik sakinliğine sarılıyorduk, tüm çirkin yüzlerin   oyunlarına inat. Güzellikleri görmek ve yaşamak tasasıyla geçiriyorduk günlerimizi. Ay dolu bir yazın denize düşmüş ışığına sığınıyorduk çoluk çocuk. İçimiz dünya doluyordu. Nasıl genişliyordu zamanlarımız bir bilseniz. Bu kaçamak limanlarımız için katlanıyorduk günün her türlü çelme takan oyuncularına sanki. Gecenin sakin sularında düşlerini yüzdürüp ufukları ayaklarının dibine getirmek. Ah insan istedikten sonra neler olmaz, öyle değil mi? Kurup kurup attıklarımızın yanında daha kurulacak olan tüm düşlerimiz hayrına sabahların serininden gecenin huzuruna haydi bir yakamoz daha yakala.
Örtünüyordu kırılan kalplerimizin taşkın kırmızısı. Bir yalnızlık içine çekiliyorduk kendi kuyumuza doğru ve oradan ışıl ışıl parlayan gözlerimizle bakıyorduk. Kurtların uluyan ikliminden kendi çölümüze bir kül fırtınası yıkılıyordu üzerimize.

Yabancı suların aydınlık ve tanıdık yüzü oluyordu gece. 
Gecede Ay aydınlık bir şaşkınlık,
düştü düşecek bir dalga izi daha
gülmüyorduk.
Öylesine usulca soluyorduk.
Küllerimizde eşeleniyorduk
usuldan bir kokusu
Arada sırada olur böyle şeyler, aldırmayın.
Gecedir işte, örtüsünün altında saklanan tüm düşlere...







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ay Sokak

Yılankavi dolanan dar sokağın başlangıçından itibaren tek katlı veya iki katlı karşılıklı evlerin sıralandığı pencerelerden sıcacık komşuluk ışıkları sızıyordu. Arnavut kaldırımının geniş aralıklı taşlarının arasına topuklu ayakkabılarının topuklarını kaptırmadan yürüyebilmek büyük marifet isterdi. Eski Rum evlerinden birinde oturuyorduk o zamanlar. Dünyanın en sıcak komşusu Sevgi Teyzenin evinde. Duvarları taştan yapılmış oldukça kalın pencere pervazları olan bir evdi. Bahçeye açılan pencerenin önüne oturup mızıka çalmak en büyük keyfimdi. O küçüçük bahçede sokağın bütün çocuklarına yetecek kadar meyvesi olan kocaman bir erik ağacı vardı. Birde benim mızıkayla muhteşem görünüşüne fon oluşturduğum küçük şimşir. Sevgi teyze dünyaya annelik yapmak için gönderilmiş bir kadındı sanki. Kendisinin iki çocuğu vardı. Kızı benim en yakın arkadaşlarımdan biriydi. Köyde yaşayan kız kardeşinin oğlunu da o okutuyordu. Onun öğretmen olmasında Sevgi teyzenin payı çok büyüktür. Birde karşı komşumu...

Koca Ateş Bey-1

Âdem:              Ah oğullarım, kızlarım           Sizler dünyanın efendileri           Yolların üzerindeki tüm ayrık otlarının zehirlerinin tatlarına bakanlar           Ne desem size bilmiyorum ki           Evlatlarım Avuçlarınızın içinde           Küçük  küçücük bir kuş pır pır etmekte           Onun kanatları altında bir hazine,           Hazinenin içinde küçük bir tohum           Tohumun içinde ufuklarınızı aydınlatacak ışık saklı.           Tüm lanetlere karşı      ...

Koca Ay Kadın-Af

               Gözleri bir tek kendi yüzlerine dönmüş olan nesiller,                Ağır ağır yalnızlıklarının kucağında, solup gideceklerdi.                Tüm ağulu gözyaşlarının bedelini ödeyecek olanlar                En büyük savaşın mağlup çocukları,                Benlerindeki âdemle kavga edeceklerdi.                          Yaşamlarını ölümün soğuk ve soluk yüzünün eşliğinde sürdüreceklerdi.                Tüm lanetlerin meydanında yaşarken öleceklerdi.  ...