Nereden nasıl başlanır kim yazar ne yazar ve sorunun en afillisi nasıl yazar? Okurluğumun olgunlaşmaya başladığı dönemlerde olsa gerek yazarların nasıl yazdıklarıyla ilgili yazılar dikkatimi çekmeye başlamıştı. Mesela Orhan Pamuk bir röportajında anlatıyordu nasıl yazdığını ve yazmaya başladığını. bir ofisinin olduğunu her sabah düzenli olarak ofisine gidip çalıştığından söz ediyordu. Öncelikle yazacağı konuyla ilgili araştırmalar yaptığını, düzenli okuduğunu ama her gün disiplinli olarak bir A-4 boyutunda mutlaka yazdığının söylüyordu. Franz Kafka'nın yayımcısı Max Brod'la ilgili bir kitapta onun Kafka'nın nasıl yazdığını anlattığını anımsıyorum. Kafka'nın küçük defterlere yazdığını ve özellikle mekan olarak cafeleri ve pastahaneleri seçtiğini hatırlıyorum. Ben de bu etkiyle olsa gerek Kafka'yı küçük pastahanelerde okuduğumu hatırlıyorum.
Dostoyevski'nin Suç Ve Ceza'yı yazma sebebinin kumar borcunu ödemek için olduğunu duyunca çok şaşırmıştım. Kısa süre de ve hızlıca yazılmış olmalı diye biliyorum. Bazen her şey planlamakla ve disiplinle olmuyormuş demek ki. Bir de masalsı bir tasvir var kafamda yazar kapanır ve son noktayı koyana kadar durmadan yazar. Yemeden içmeden falan galiba bu da menkıbevi anlatılardan kalmış olmalı aklımda. Pavese ve Virgina Wolf'un önce hayat hikayelerini okuyup ondan sonra kitaplarını okumuş olmamın etkisiyle onlar hakkında farklı bir tavrım oluştu. İçe kapanış ve dönüşlerin,son anların, ölümün sıradanlığının yazmanın insanın iç dünyasıyla hesaplaşmasının yıkıcılığı ve artık tutunmamak ve öylesine gitmek bazen bir otel odasına bazende çocukları doyurduktan sonra bir köprü başına. Onları bu yüzden okurken hafızalarından dökülen reddedişe sakince saygı duyduğumu anımsıyorum. En çarpıcı yazma serüvenlerinden biri de James Joyce'ın Ulyess'le yaşamış olmalı. Yayın aşamasında hatta kitap dizgideyken bile yazarın sayfa kenarlarına eklemeler yaptığını kitabın bu yüzden bir türlü tamamlanamadığını okumuştum. Belki de yazar büyük yolculuğunu bir türlü bitirmek istememiştir kim bilir? Yazar nasıl yazarsa yazsın hafızasının, iç dünyasının ve algısının yeryüzüne çıkış serüveninin zorluğu ve sancısıyla dünyaya tanıklığını bırakıyor demektir. Yüzyılların harmanı içinde yolculuk yapmak keyfini sunuyor okurlara. Saygılar ve sevgiler hem yazar hem okurlara yani kıymet veren ve kıymet bilen insanlara.

Yorumlar
Yorum Gönder